Toplam 2 sonuçtan 1 ile 2 arasındakiler gösteriliyor.

Peygamberimizin[Hz.Muhammed (SAV) bazı mucizeleri

Dini Bölüm forumunda bulunan Peygamberimizin[Hz.Muhammed (SAV) bazı mucizeleri konusunu görüntülemektesiniz. Yemeğin çoğalması Grup Hepsi Fan Club - Peygamberimizin[Hz.Muhammed (SAV) bazı mucizeleri Hz. Enes (r.a.) diyor ki: "Ebû Talha* Ümm-i Süleym (Enes'in annesin)'e* 'Allah'ın Resulü'nün sesi çok zayıflamıştı* anladım ki açtır. ...

  1. #1
    Üye Senturie* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Jul 2009
    Mesajlar
    3,124
    Rep Puanı
    429497732

    Standart Peygamberimizin[Hz.Muhammed (SAV) bazı mucizeleri

    Yemeğin çoğalması
    Grup Hepsi Fan Club - Peygamberimizin[Hz.Muhammed (SAV) bazı mucizeleri Hz. Enes (r.a.) diyor ki: "Ebû Talha* Ümm-i Süleym (Enes'in annesin)'e* 'Allah'ın Resulü'nün sesi çok zayıflamıştı* anladım ki açtır. Yiyecek bir şeyin var mı?' diye sordu. Ümm-i Süleym* 'Evet' deyip arpa ekmeğinden birkaç yufka dolayıp çıkınladı. Üzerini de tekrar örttü ki başka kimse görmesin. Beni Hz. Peygamber'e gönderdi. Gittim ki kendileri mescitte bulunuyorlar. Beraberinde birtakım insanlar var. Yanlarında durakladım. Resulullah* 'Ebu Talha mı gönderdi?' dedi. 'Evet' dedim. 'Yemeğe mi çağırıyor?' dedi* 'Evet' dedim. Yanındakilere* 'Kalkın gidelim' buyurdu. Ben de onlarla beraber geldim. Durumu Ebû Talha'ya söyledim. Ebu Talha* 'Ya Ümm-i Süleym* Allah'ın Resûulü bize birtakım adamlar getirmiş. Halbuki yanımızda onlara ikram edecek bir şeyimiz yok (ne yapacağız?)' diye yakındı. Ümm-i Süleym* Allah ve Resulü daha iyi bilir' dedi. Ebu Talha* Allah'ın Resulü'nü içeri buyur etti. Allah'ın Resulü* 'Ya Ümm-i Süleym* yanında ne varsa getir' diye emretti. O da bana verip gönderdiği ekmeği getirdi. Yine Resulullah'ın emriyle Ümm-i Süleym* yufkaları açıp yağladı. Allah'ın Resulü sofra başında dua etti. Sonra* 'On kişi gelsin' dedi. On kişi gelip yediler* çıktılar. On kişi daha çağırmasını emretti. On kişi daha gelip doyuncaya kadar yediler* çıktılar. Yine on kişi daha çağırmasını emretti. On kişi daha gelip yediler* doydular ve çıktılar. Tekrar on kişi çağırmasını emretti. Böylece onar kişi* onar kişi çağırtıp yedirtti. Orada bulunanlar doydular. Hepsi 70-80 kişi kadar vardı.

    Ebucehil'in ahdi
    Ebucehil* "Eğer Muhammed'i namaz kılarken görürsem* boynunu çiğneyeceğim" demişti. Resulullah kuşluk vakitleri* Kabe'yi kendisiyle Şam arasında bırakarak Şam'a doğru yönelir* namaz kılardı. Yine bir gün namaza durmuştu. Secdeye gittikleri sırada Ebucehil* büyük bir taş alıp Hz. Peygamber'e doğru ilerledi. Taşı başına vurmak istiyordu. Yaklaşır yaklaşmaz birden rengi değişti* korktu* gerisin geriye kaçtı. Elleri
    taş üzerinde donakalmıştı. Ne olduğunu sordular* "Aramızda bir hendek* bir aygır ve kanatlar vardı. Az daha beni yiyordu" dedi. Resulullah buyurmuştu ki: "Bana yaklaşsaydı melekler onu parça parça ederdi."

    Seni benim elimden kim kurtarır?
    "Ey Elçi* Rabbinden sana indirileni duyur* eğer bunu yapmazsan* O'nun mesajını duyurmamış olursun. Allah seni insanlardan korur. Doğrusu Allah* kafirler toplumunu yola iletmez" (Mâide: 110/67).

    Bir savaşta Hz. Peygamber (s.a.v.) kılıcını bir ağaca asıp dinlenirken bir bedevi gizlice geldi* kılıcını çekti* "Seni benden kim kurtarır?" dedi. Hz. Peygamber* "Allah kurtarır" cevabını verdi. Birden adamın kılıcı elinden düştü. Başı da bir ağaca öyle çarpıldı ki beyni(nin) dağıl(dığını san)dı. Peygamber* kılıcı aldı* "Şimdi seni benim elimden kim kurtarır?" dedi. "Kimse kurtaramaz ya Resulallah" diyen adam Müslüman oldu.

    "Senin Müslüman olma vaktin geldi"
    Serî es-Sakatî* Cüneyd'e* "Halka vaaz et" diye emreder. Kendisinin buna ehil olmadığını düşünerek vaaz etmekten kaçınan Cüneyd diyor ki: "Bir cuma gecesi Peygamber (s.a.v.)'i rüyada gördüm. Bana* 'Halka vaaz et' dedi. Uyanınca* Serî'nin evine gittim. Ben kendisine bir şey demeden* 'Sana emerdilmedikçe bizim sözümüzü doğrulamadın' dedi." Ertesi gün Cüneyd'in vaaz ettiği haberi yayıldı. Hıristiyan bir genç* Müslüman kıyafetine bürünerek Cüneyd'e* "Ey Şeyh* 'Müminin firasetinden sakınınız. Çünkü o* Allah Taâlâ'mn nuruyla bakar sözünün anlamı nedir?' diye sordu. Cüneyd* "Senin Müslüman olma vaktin geldi" dedi.

    Said İbn Beşir'in kızının Hendek olayıyla ilgili anlattıkları
    "Annem Ravaha kızı Amre* beni çağırdı. Elbisemin içine bir avuç hurma koydu* 'Kızcağızım bunu babana ve dayın Abdullah İbn Ravaha'ya götür de öğle yemeklerinde yesinler' dedi. Hurmayı aldım* götürdüm. Allah'ın Elçisi'ne uğrayıp babamı ve dayımı sordum. Bana* 'Kızım hele gel* yanında ne var öyle' dedi

    'Ey Allah'ın Elçisi* yanımdaki hurmadır. Annem* babam Beşîr ile dayım Abdullah'a vermemi söyledi' dedim.

    'Getir onu' dedi. Hurmayı Allah Elçisi'nin iki avucuna döktüm. Hurma avuçlarını tam doldurmadı. Allah Elçisi bir bez getirmelerini emretti. Bez serildi. Avucundaki hurmayı bezin üzerine serip dağıttı. Yanındaki adama* 'Hendek'te bulunanları çağır* öğle yemeğine gelsinler' buyurdu. Hendekliler gelip o sofradaki hurmadan yemeye başladılar. Onlar yedikçe hurma azalmak şöyledursun* çoğaldı. Sofradan taşmaya başladı.

    Hayber'de gözü ağrıyan Hz. Ali'yi şifaya kavuşturması
    Hayber Harbi'nde Allah'ın Resulü* "Bu bayrağı öyle bir adama vereceğim ki* Allah onun eliyle fetih nasib edecektir. O* Allah'ı ve Resulü'nü sever* Allah ve Resulü de onu sever" buyurdu. Herkes acaba bayrağı kime verecek diye merak ediyordu. Resulullah* Ali ibn Ebi Talib'i arattı. "Ya Resulullah gözünden şikâyetçidir" dediler. Resulullah Hz. Ali'yi getirtti* parmağını ağzında ıslatıp Ali'nin gözlerine sürdü* dua etti. Gözlerinde ağrı namına hiçbir şey kalmayan Hz. Ali* bayrağı teslim aldı ve gerçekten Allah onun eliyle Hayber'i Müslümanlara kazandırdı (Hilyetu'l-Evlîya* Ebû Nuaym Ahmed al-ls-fahanî 1/61 ve devamı* Mısır 1351/1932).

    "Ey Sariye* dağa bak!"
    Buhârî'de bulunan bir hadislerinde Hz. Peygamber şöyle diyor: "Sizden önceki milletlerde muhaddesler (kendisine ilham olunan kimse) vardı. Benim ümmetimde de varsa -ki elbette daha çok vardır- Ömer'dir." Hz. Ömer* Medine'de hutbe okurken İran'da bulunan* Nihavend'de düşmanlarla çarpışan kumandan Sariye'yi ve askerlerini görüp kendilerinin dağ tarafından kuşatılmak üzere olduklarını fark etmiş: "Ey Sariye* dağa bak" diye bağırmıştır.



    Peygamberimizin[Hz.Muhammed (SAV) bazı mucizeleriAllah* Hz. Muhammed'i korudu düşmanın gözlerinden sakladı
    Kureyşliler dışarıda birbirleriyle konuşurken mağaranın içindeki Ebubekir* "Yâ Resulallah* ayaklarının ucuna baksalar bizi görürler" dedi. Allah'ın Elçisi* "Korkma* Allah bizimle beraberdir" diyerek onu teselli etti.

    İşte Tevbe 40'ıncı ayette* Peygamber'in mağara arkadaşı Ebubekir'e söylediği sözü yadediliyor ve Allah'ın ona huzur ve güven duygusu verip* görünmeyen güçlerle desteklediği* sonunda kendi sözünü kâfirlerin sözünün üstüne çıkardığı* Allah'ın daima Elçisi'ne yardımcı olduğu belirtiliyor.

    Allah* Elçisi'ni korudu* düşmanların gözlerinden sakladı. Mağarada üç gece kaldılar. Kureyş'in araması tavsadıktan sonra Ebubekir'in kiraladığı rehber Abdullah ibn Erkat* Ebubekir'in iki devesiyle kendisi için de bir deve getirdi. Ebubekir ailesi* yolculara en güzel yol azığı hazırlayıp bir dağarcığa koydular ve Ebubekir'in kızı Esma ile gönderdiler. Azığı getiren Esma* dağarcığın ağzını bağlayıp deveye asacak bir bağ getirmeyi unutmuştu. Hemen kemerini kesip bir parçasıyla dağarcığı bağladı ve yaptığı kulp ile dağarcığı hayvanın eğerine astı. Bir parçasını da eskisi gibi kemer olarak kullandı. Bundan dolayı Esma'ya "Zâ-tu'n-Nitâkayn: İki kemerli" denmiştir. Develerin iyisine Allah Elçisi'nin binmesini isteyen Ebubekir* "Babam*
    anam sana feda olsun. Buna bin" dedi. Peygamber* "Ben* bana ait olmayan deveye binmem" dedi. Ebubekir* "Babam anam sana feda olsun* o senindir" dedi. Peygamber* "Hayır" dedi* "Sen bunu kaça aldın?" Ebubekir* aldığı fiyatı söyledi. Peygamber* "Ben de onu* senin aldığın fiyatla satın aldım" dedi.

    Daha önce Ebubekir'den hediyeler kabul etmiş olan Peygamber* bu kez kabul etmemişti. Çünkü o* Allah rızası için vatanıyla bütün bağlarını keserek hicret ediyordu. Bundan dolayı bu yolculuğun bütün masraflarını da kendisi yüklenmeli* bir başkasını bu yolun masraflarına ortak etmemeliydi. Ebubekir* yolda kendilerine hizmet etmesi için mevlası (azad ettiği kölesi) Âmir ibn Füheyre'yi de yedeğine aldı.

    Allah Elçisi'nin Medine'ye gelişi
    Yüce Allah* Elçisi'ni sağlıkla Medine'ye ulaştırdı. Müslümanlar kendilerini Medine dışında karşıladılar. Kadınlar ve çocuklar evlerin bacalarına çıkmışlardı. Peygamber ufuktan görününce şu şarkıyı söylediler:

    Talaal-bedru aleynâ min seniyyâtil-Vadâ

    Vecebe'ş-şukru aleynâ mâ deâ lillâhi dâ.

    (Veda geçitlerinden üstümüze dolunay doğdu.

    Yeryüzünde dua eden bulundukça bizim bu nimete şükretmemiz gerekir.)




    Kureyşliler peygamberi yakalayana ödül koydu
    Hicret* bir yerden başka yere göç etmek demektir. Mekkeliler baskılarını artırınca Müslümanlar birer ikişer Medine'ye hicret etmeye başladılar. Hz. Ebubekir de hicret etmek istiyordu. Fakat Hz. Peygamber ona* "Hele acele etme* belki Allah sana bir arkadaş verir" demişti. Ebubekir* bu arkadaşın Peygamber'in kendisi olmasını umuyordu. Nihayet bir gece Allah'ın Elçisi* Ebubekir'in evine gidip ona birlikte hicret edeceklerini bildirdi. Sevincinden ağlayan Ebubekir* uzun zamandan beri hicret için alıp beslediği iki deveyi göstererek* "Ey Allah'ın peygamberi* bu iki deveyi* bu iş için hazırladım" dedi. Ayrıca Ebubekir* yolda kendilerine rehberlik etmek üzere Dîl ibn Bekr Oğulları'ndan Abdullah ibn Erkat adında* henüz müşrik olan bir Bedevi'yi kiraladı ve bakması için develeri de ona verdi.

    Mekke müşrikleri* Peygamber'in Medinelilerle bir antlaşma yaptığını* Müslümanların sayısının da günden güne artmaya başladığını görünce işin gittikçe tehlikeli bir boyut kazandığını anladılar. Hz. Muhammed'in hicretini önlemek ve davasını tamamen ortadan kaldırmak için ünlü Dâru'n-nedve (Site Meclisi)'de toplandılar. Peygamber'in hicretine engel olacak çareleri konuştular. Kimi onu bağlayıp hapsetmeyi* kimi bir yere sürmeyi* kimi de öldürmeyi önerdi. Sonunda öldürmeyi uygun buldular. Enfâl: 30'uncu ayette Kureyş'in bu kararına işaret edilmektedir.

    Karanlıkta çıktı
    Haşim Oğulları'nın kan davasında bulunmamaları için de Kureyş'in her kolundan birer genç seçtiler. Bunlar Hz. Muhammed'i gözetleyecek* fırsat bulunca hepsi birden üzerine çullanıp ona vuracak* böylece onu kimin öldürdüğü belli olmayacak* Haşim Oğulları da kan davasında bulunamayacaklardı. Yüce Allah* Elçisi'ne durumu bildirdi. Allah'ın Elçisi* önce kendi yatağına Hz. Ali'yi yatırdı. Üzerine örtmekte olduğu kırmızı Hadram örtüsünü Ali'nin üstüne örttü. Karanlık basınca evinden çıktı* yerden bir avuç toprak alıp kendisini gözetleyenlere doğru serpti. Adamları bir gaflet ve uyku bastırdı. Peygamber* aralarından geçip gitti. "(O gün) Onları siz öldürmediniz fakat onları Allah öldürdü* attığın zaman sen atmadın fakat Allah attı. Müminleri güzel bir imtihanla sınamak için (bunu yaptı). Doğrusu Allah işitendir* bilendir" (Enfal: 17) ayetinde* bu olay yanında* Hz. Peygamber'in* Bedir Savaşı'nda düşman ordusuna karşı bir avuç toprak alıp atmasına da işaret vardır.

    Ebubekir'le beraber yürüdüler. Hedefleri Medine idi ama Medine yolu kuzeye düşerken* onlar güneye doğru gittiler. Bu* kendilerini aramaya çıkacak olanları yanıltmak içindi. Kureyşliler* Hz. Muhammed'in* yatağında yattığını sanıyorlardı. Saat gelince Peygamber'in evine saldırdılar fakat Hz. Ali ile karşılaşınca onu bırakıp çevreyi aramaya başladılar. Her yana kolcular saldılar. Onu yakalayana yüz deve ödül koydular.

    Aramaya çıkan atlılar* normal Medine yolu üzerindeki her yanı aradılar. Ancak Araplar içinde* koyun sürülerinin geçtiği yolda dahi* daha önce yürümüş olan develerin izini keşfedecek kadar mahir izciler vardı.

    Örümcek ağı
    Üçüncü günde bir izci* arayıcılardan bir grubu mağaraya doğru getirdi. İbn Sa'd'ın kaydettiği bir rivayete göre mağaranın ağzında biten bir ağaç* mağaranın ağzını kapatmış* örümcek mağaranın ağzına ağını germiş* iki güvercin de buraya yuva yapmıştı. Mağaranın önüne kadar tırmanıp* 30 metre kadar yaklaşanlar mağaranın ağzında ağacı* kuş yuvasını* örümcek ağını görünce birbirlerine* buraya yıllardan beri adam girmemiş olduğunu söylediler.


    Okudugumda çok degişik duygular hissettim Peygamberimizin[Hz.Muhammed (SAV) bazı mucizeleri

  2. #2
    Ke$ha.♥♥♥ Excellent - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    Jan 2009
    Yaş
    18
    Mesajlar
    0
    Rep Puanı
    429497146

    Standart Cevap: Peygamberimizin[Hz.Muhammed (SAV) bazı mucizeleri

    Tesekkürler
    Gizem'm Love.
    ___________
    Kimseyi sevme unutulursun.;)

Konu Bilgisi

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 üyemiz bu konuya göz atıyor. (0 kayıtlı üye ve 1 misafir.)

Benzer Konular

  1. Peygamberimizin ilk Cum'â hutbesi
    Konuyu Açan: Öźqé *, Forum: Dini Bölüm.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 01-28-2010, 05:11 PM
  2. Peygamberimizin Su İçmesi..
    Konuyu Açan: Kajmer_Fan, Forum: Dini Bölüm.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 08-22-2009, 08:56 PM
  3. Peygamberimizin mektubu...
    Konuyu Açan: TayLorM, Forum: Serbest Kürsü.
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj : 05-10-2008, 03:46 PM

Yetkileriniz

  • Konu açma yetkiniz yok.
  • Cevap yazma yetkiniz yok.
  • Eklenti yükleme yetkiniz yok.
  • Mesajınızı değiştirme yetkiniz yok.
  •