Fistül, bedendeki iki boşluklu bölüm ya da boşlukla deri arasındaki doğal olmayan bir geçittir. Bazen apse boşaltma amacıyla cerrahi yolla özel olarak da açılabilir...
Grup Hepsi Fan Club - Fistül hastalığı
Fistül sözcüğü Latincede "boru" anlamına gelir. Fistül, bağırsak gibi içi boş bir organla deri arasında ya da bağırsakla idrarkesesi arasında olduğu gibi, iki değişik organ arasında da oluşabilir.

Nedenleri
Fistüller eskisi kadar sık görülmemelerine karşın, hâlâ enfeksiyon sonucu oluşmaktadırlar. Bazen, bir ameliyattan sonra nedbeden dışarı açılır. Osteomiyelit kemik iliği iltihabı enfeksiyonları sonucu da fistül oluşabilir ama bunlara ender rastlanılır. Osteomiyelitte apseleşme olursa, dışarıya açılan bir fistül de ortaya çıkabilir. Enfeksiyonlar, makat çevresinde de fistül oluşturabilirler. Fistüller doğuştan olabilirler. Bunların belki de en önemlisi, yemek borusu ile soluk borusu arasındaki bağlantıdır. Bebek beslendiğinde süt akciğerlerine kaçar ve hem yeterli beslenmesini engeller, hem de ciddi akciğer komplikasyonları yapar. Dolaşım sistemindeki fistüller de doğuştan olabilirler, ama daha az tehlikelidirler. Fistüller yapay olarak da oluşturulabilir. Cerrahlar buna değişik nedenlerle gerek duyarlar. En yaygını, bir apsenin boşaltılmasıdır. Cerrah, ameliyat yerinde küçük bir parça lastik sonda drenaj tüpü bırakır ve deriyi onun çevresine diker. Böylece, ameliyattan sonra oluşan irin oradan boşalabilir.

Belirtiler
Fistül bedenin içi ve dışı ya da iki iç yapısı arasında oluşan anormal bir geçittir. Mikroskopla incelenirse, fistülün iç yüzünün, deri gibi düz bir yüzey oluşturan, epitel hücrelerinden bir tabakayla döşenmiş olduğu görülür. İşte bu nedenle fistül çok zor iyileşir.

Tedavi
Enfeksiyonların makat çevresinde oluşturduğu fistüller ancak ameliyatla tedavi edilebilir. Doğuştan gelen fistüller doğumdan sonraki birkaç gün içinde tanılanması ve ameliyatla tedavi edilmesi gerekir. Kemik iliği iltihabı sonucu oluşan fistüller iyileşir kemik bol kanla beslenmediğinden zor iyileşir.Kana karışan antibiyotikler kolayca kemiğe geçemediklerinden, istenen etki sağlanamaz.