Mahallenin En Mutlu Bebeği' ve 'Mahallenin En Mutlu Çocuğu' kitaplarıyla Amerika'nın en çok okunan çocuk doktoru olan Harvey Karp, bebek bakımının sanıldığı kadar zor olmadığını belirtiyor.
Grup Hepsi Fan Club - Bebeklere inek sütü verilebilir mi ?

Mahallenin en mutlu yumurcağı sizin ki olabilir.
Mahallenin En Mutlu Bebeği' ve 'Mahallenin En Mutlu Çocuğu' kitaplarıyla Amerika'nın en çok okunan çocuk doktoru olan Harvey Karp, bebek bakımının sanıldığı kadar zor olmadığını belirtiyor.

Bebeğinin mutlu olmasını istemeyen ebeveyn yoktur herhalde... Aslında yapılması gereken çok basit. Acıbadem Sağlık Grubu'nun düzenlediği bir konferans için İstanbul'a gelen Harvey Karp'a göre, sadece bebeğin dünyaya gelmeden önce bulunduğu ortamı taklit etmek, onu mutlu etmeye yetiyor. Karp, "Rahim çok hareketli bir ortam, bebeğin orada duyduğu sesler bir elektrik süpürgesinin çıkardığı sesten bile yüksek. Bu ses kanın akış sesi. Ailelerin yaptığı en büyük hata, bebeğin yaşam alanında sürekli sessizlik sağlamaya çalışmak. Oysa bebeğin alışık olduğu bir gürültü var. Bu da rahim içindeki damarlardan gelen 'şşşş' sesi" diyor.
Artık kitapçılarda bile bu sesi taklit eden kayıtların yer aldığı CD'leri rahatlıkla bulabiliyorsunuz. Ayrıca Karp'ın da hali hazırda hazırladığı bir CD de var. Hem gece boyunca bebek uyurken hem de ağladığı zaman bu sesleri dinlettiğinizde bebeğinizin sakinleştiğini gözlemleyeceksiniz. Aslında bu yöntem yeni bir buluş değil. Çünkü birçok lisanda bebekleri ya da insanları susturmak ve sakinleştirmek için içinde 'S, Ş, Ç' harfleri olan kelimelerin kullanılması tesadüf olmasa gerek. Tıpkı bizim kullandığımız "sessiz ol" da olduğu gibi... Bebeklerin ağlaması sadece insanı üzmekle kalmıyor, aynı zamanda anne-babada depresyona yol açabiliyor. Yeni anneler, hemen sütüne bahane buluyor. Sütünün yetersizliği nedeniyle bebeğinin huzursuz olduğunu düşünüyor. Dr. Karp'a göre doğru yöntemler kullanılarak hem bebekler hem de anne-babalar daha mutlu ve sağlıklı olabilirler.

Bebeklere inek sütü verilebilir mi?
Bebeği, ilk altı ayında sadece anne sütüyle beslemek şart. Daha sonra ek gıda verebiliyoruz. Ama uzmanlar bu dönemde bile inek sütü verilmesini önermiyor. Bunun nedenini Dr. Karp şöyle açıklıyor:
"Bebeğe bir yaşına kadar inek sütü verilmesi doğru değil. İnek sütü, inekler için iyidir. Bir ineğin ihtiyaçları ile bir bebeğinki tabii ki aynı değil. Örneğin anne sütünde inek sütüne oranla; daha az kalsiyum, daha az fosfor ve daha fazla demir var. Bağışıklık sisteminin gelişmesini sağlayan vitaminler ve birçok madde de sadece anne sütünde var. Eğer bebek anne sütü emmeyi bir yaşından önce bırakırsa, ona mama vermek daha doğru. Çünkü tam olarak anne sütü olmasalar da mamalar, anne sütüne benzer formüller üretilerek hazırlanılıyor!". Altı aydan sonra ek gıdaya başlanması doğru. Ama bebek sütten ihtiyacının yüzde 80'ini alıyorsa, ek gıdadan ancak 20'sini sağlayabiliyor. Bu oran bebek büyüdükçe eşitleniyor. Bebek ancak bir yaşına geldiğinde yediği havucun ya da elmanın gerçek faydasını görebiliyor. Düşünsenize; bebeğe ek gıda olarak verdiğiniz havuç ya da elma sizin kilo vermek için diyetinizde olan şeyler. Sütse bolca protein içeriyor... Birçok kişinin bebeğine ek gıda vermesinin nedeni aslında beslenmesini sağlamak... Ama verilen ek gıdalar bebeğin lezzeti keşfetmesini sağlayan oyuncaklar, ihtiyacı olanları sağlayansa sadece anne sütü.

Ateşlenen bir bebeğe ilk olarak ne yapmamız gerekiyor?
Soğuk kompres uygulaması yapmak doğru mu yoksa ilaç desteği almak şart mı? Bu sorulara uzmanlar farklı cevaplar verebiliyor. Harvey Karp ise bu olaya şöyle yaklaşıyor:
"Bebek ilk üç ayında ateşlenirse yapılacak ilk şey doktora gitmek. Çünkü bu gerçekten ciddi bir durum. 4-5 aylık olan bebeğe soğuk değil, serin bir kompres uygulaması yapılabilir. Ama genellikle ilaç kullanmadan ateşi düşürmek kolay olmuyor. Tabii burada önemli olan ateşli bebeğin tavrı. Ateşi olmasına rağmen bebek gülümsemeye devam ediyor ve huzursuzluk yapmıyorsa fazla endişenmeye gerek yok. Ama bebek çok fazla ağlıyor ya da çok fazla sakin davranıyorsa mutlaka doktora danışmak gerekiyor."

Üşümek hastalığa neden olur mu?
Hepimiz sürekli "Üşüyeceksin, hasta olacaksın, üzerini ört, rüzgârda kalma..." gibi cümleler duyarak büyümedik mi? Peki hastalığı yapan şey virüs değil mi? Neden soğuk havada hasta olmak daha kolay peki? Dr. Karp, üşümenin hastalıklara neden olabileceğini doğruluyor. Ama ona göre, bebeği gereğinden fazla sarıp sarmalamak ve fazla sıcakta tutmak onun nefes almasını bile engelleyebiliyor. Yani çok daha tehlikeli. Bebeğin alnından ve boynundan terlediğini görüyorsanız, mutlaka serinlemesini sağlayın. Soğuğun, burunda ve ağızda virüslerin gelişmesini sağlayacak bir ortam oluşturmasıysa tehlike yaratıyor. Virüsler soğukta daha rahat gelişiyorlar. Bu nedenle kışın daha fazla hasta oluyoruz. Yani soğuk, dolaylı yoldan hastalığa neden oluyor.

Gaz sancısı...
Anneler bebeğin ağlamasına neden olanın her zaman gaz sancısı olduğunu düşünüyor. Bu doğru değil. Karın bölgesinde oluşan sancılar, ufak sallamalar ve fısıldamalarla geçemeyeceğine göre, sorunu sadece gaz oluşmasına bağlamak yanlış. Bebeklerin ağlamasının nedeni çoğunlukla onların anne karnındaki ortamı özlüyor olmaları olabiliyor.

Bebekler nasıl mutlu oluyor? Kuralları var mı bunun?
Bebekler doğduklarında dünyaya tam olarak hazır gelmiyor. Hayvanlar doğar doğmaz yürürken, bizim bebeklerimiz belirli bir zaman geçirdikten sonra adaptasyon sürecini tamamlıyor. Sakinleştirici refleksin çalışması şart. Bu nasıl mı sağlanır? Aslında yapmanız gereken anneannelerinizden gördüklerinizi uygulamak.

İşte size dört olmazsa olmaz...
* Bebeğinizi kundaklayın. Bebek anne karnındayken çok rahat hareket edemiyor. Doğar doğmaz özgürlüğü hissetmek onu korkutabilir. Güven hissi vermeniz şart.
* Bebeğinizi uyumadığı zamanlar karnının üzerine yatırın. Ama uyku saatlerinde sırtüstü yatması daha güvenli.
* Kulağına 'Şşşş!' diye sürekli fısıldayın. Sesiniz ne kadar güçlü çıkarsa anne karnında duyduğu sese o kadar yaklaşır.
* Bebeği karnı avuç içinize gelecek biçimde tutun. Küçük hareketlerle (üç santimetre kadar ileri-geri) sallayın. Bu, bebeğin rahmin içinde yaptığı hareketlere çok benziyor.